Emekli maaşlarına yönelik haciz uygulamalarıyla ilgili uzun süredir tartışılan konuya yargıdan net bir yanıt geldi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir vatandaşın başvurusu üzerine verdiği kararla, belirli şartlar oluşmadan uygulanan maaş hacizlerinin geçersiz olduğuna hükmetti. Karar, benzer durumdaki dosyalar için emsal niteliği taşıyor.
“Önceden verilen izin” hukuken geçersiz

Kararda en dikkat çeken nokta, haciz işlemlerine verilen muvafakatın zamanı oldu. Yüksek mahkeme, icra takibi kesinleşmeden önce ya da aynı süreçte verilen haciz onaylarının “önceden verilmiş izin” sayılacağını ve bu nedenle geçerli kabul edilemeyeceğini açıkça ortaya koydu.
Bu değerlendirme, özellikle borçluların baskı altında verdikleri onayların hukuki sonuç doğurmayacağı anlamına geliyor.
Süreç nasıl başladı?
Dosyaya konu olayda bir borçlu, hakkında başlatılan icra takibi sonrası ödeme emrini aldıktan sonra, aynı gün maaşına haciz uygulanmasını kabul etti. Hatta yasal itiraz süresinden de feragat etti.
Ancak daha sonra devreye giren avukat, bu muvafakatin hukuka aykırı olduğunu belirterek haczin kaldırılmasını talep etti. İlk derece mahkemesi de bu itirazı haklı buldu ve haciz işlemini iptal etti.
Yargı sürecinde görüş ayrılığı yaşandı
Dosya, istinaf aşamasında farklı bir değerlendirmeyle karşılaştı. Bölge Adliye Mahkemesi, borçlunun kendi isteğiyle bu kararı verdiğini savunarak yerel mahkemenin kararını bozdu.
Bunun üzerine dosya Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’ne taşındı. Daire, borcun kabulü ile haciz muvafakatinin aynı anda verilmesini geçerli saymadı ve işlemin hukuka uygun olmadığına karar verdi.
Son olarak dosya, nihai değerlendirme için Yargıtay Hukuk Genel Kurulu gündemine geldi. Kurul, borç kabulü ve haciz onayının aynı tarihte verilmesini geçersiz sayarak noktayı koydu.
Emekliler için yeni bir dönem başladı
Verilen bu karar, emekli maaşlarına yönelik haciz işlemlerinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.